KEMANKEŞNÂME

Hedefimiz Bilgi

Geleneksel Türk Okçuluğu'na dair platformumuza değer katan, bilgilendirici ve kaynak içeren paylaşımlarınız moderasyon tarafından bu alana seçilir, sizi Popüler Kişiler listesinde yukarı taşır.

Kadir Ayyıldız

Geleneksel Okçulukta Okun Teknik Sebeplerden Ötürü Saptığı Yönler ve Sebepleri

✅ Yukarı sapan ok :
1-) Çekiş eli başparmağının oka gereğinden fazla temas etmesi veya başparmağın kirişi çok fazla sıkması . Çok fazla sıkıldığı durumlarda tam çekişteki ok , kabzadan yukarıya doğru yükselir ve atış gerçekleştiğinde ok gitmesi gerektiği yerden çok daha yukarıya sapar . Sporcular bazen bu durumu fark etmeyip okun neden yukarıya saptığını anlamayabilir .
2-) Dügül noktasının olması gerekenden aşağıda olması .
3-) Yay kolunun gereğinden fazla yükseltilmesi .
4-) Atış sırasında ( hatralı veya hatrasız ) yayın yukarıya doğru hareket ettirilmesi .
5-) Çekiş mesafesinin normalden uzun olması .

✅ Aşağı sapan ok :
1-) Dügül noktasının olması gerekenden yukarıda olması .
2-) Atış sırasında ( hatralı veya hatrasız) yay kolunun aşağıya doğru gereğinden fazla hareket ettirilmesi .
3-) Tutuş esnasında yay kolunun yorulması .
4-) Çekiş mesafesinin kısa kalması .

✅ Sağa sapan ok :
1-) Çekiş eli işaret parmağının oka baskı yapmaması veya gereğinden fazla baskı yapması ( gereğinden fazla yapılan baskı çekiş ve tutuş esnasında okun doğrusal konumunu değiştirir ve çıkış esnasında okun çok daha fazla sapmasına sebep olur ) .
2-) Ferke sırasında çekiş eli işaret parmağı baskısının bırakılması / ferkenin dışarıya ( sporcudan uzağa ) doğru yapılması .
3-) Yay kolunun sağa kaçması .

✅ Sola sapan ok :
1-) Ferkenin içeriye ( sporcuya ) doğru yapılması .
2-) Yay kolunun sola kaçması .

NOT
❗Ferke kaynaklı problemler kiriş çıkışını etkilediği için okun yatay ve dikey eksende sapmasına yol açar .
❗ Kabzanın fazla sıkılması veya fazla gevşek bırakılması okun yatay ve dikey eksende sapmasına yol açar .
❗ Yay bileğinin normalden fazla bükülmesi okun yatay ve dikey eksende sapmasına yol açar .

YORUMLARDA ÖNEMLİ NOT VAR ⬇️⬇️⬇️

3 yorum 194 görüntüleme
Yorum
Kadir Ayyıldız

Geleneksel Okçulukta Ok Çapı ve Ok Tüyü Kıyaslaması

Konuyu 3"- 4" uzunluğundaki tüyler , parabolik ve kalkan tüyler ve 5/16 - 11/32 çapındaki oklar için ele alacağım.

✅ 3"(7,6cm) ve 4"(10,1cm) tüylerin kullanım amacı/artıları/eksileri :
3" tüyler 4" tüylerden kısa olmasından dolayı daha az hava direncine maruz kalacaktır , azalan hava direnci okumuzun hızını 4" tüydeki kadar azaltmayacak ve okumuzun hızını korumasını sağlayacaktır . Kısa tüyler okun kendini toparlamasını zorlaştırsa da uzun mesafe atışlarında doğru kullanılan teknikle bizler için sorun oluşturmayacaktır . 4" tüyler ise daha fazla hava direncine maruz kalacağı için okun hızını azaltacaktır , ancak okun kendini toparlaması 3" tüylere göre daha rahat olacaktır . Bundan dolayı kısa mesafelerde 4" tüy tercih edebiliriz.

✅ Parabolik ve kalkan tüylerin artıları/eksileri (aynı uzunluk ve aynı yüzey alanı baz alındığında):
Parabolik tüyler yapısı gereği kalkan tüylerden daha az hava direncine maruz kalır ve bu da bizim hızdan kazanmamızı sağlar . Uzak mesafe atışlarında veya rüzgarlı havalarda parabolik tüyler daha kurtarıcı olacaktır . Kalkan tüyler ise daha güçlü ve dengeli bir stabilizasyona sahiptir , daha fazla hava direncine maruz kalacağı için hızdan kaybedecektir ama kullanıcı hataları konusunda daha affedici bir tercih olacaktır.

✅ 5/16-11/32 çaplı okların artıları/eksileri:
5/16 oklar daha hafif olduğundan ötürü daha hızlıdır , daha az hava direncine maruz kalır , uzak mesafelerde kullanışlı olacaktır . 11/32 oklar ise daha rijit/sert olduğu için uzun oklarda avantaj sağlayacaktır ( uzun oklar daha fazla esner , 11/32 şaft bu esnemeyi azaltmaya yardımcı olur) , ek olarak da daha kalın olduğu için daha dayanıklıdır . İyi idmanlar 🫡

0 yorum 197 görüntüleme
Yorum
Kadir Ayyıldız

Geleneksel Okçulukta Baskın Göz

✅ Baskın göz kısaca beynin görsel bilgiyi işleme sırasında bir gözü diğer göze göre daha fazla referans almasıdır . Geleneksel okçulukta iki göz açık atış yapılması gerektiğinden ötürü bizler için önemli bir mevzudur ( Geleneksel okçulukta iki göz açık tutulmalıdır , gözlerden biri görürken diğeri derinliği ölçer ).

✅ Baskın gözümüzü nasıl öğrenebileceğimizi paylaştığım videoda gösterdim , iki elimizi üst üste çapraz bir şekilde koyarak küçük bir boşluk oluşturuyoruz , iki kişiyseniz dirseklerinizi kırmadan kolları göz hizasına kaldırarak karşınızdaki kişiye bakın ve karşınızdaki kişi size hangi gözünüzü kullandığınızı söylesin , eğer tek kişiyseniz videonun sonunda gösterdiğim gibi boşluktan karşınızdaki bir cisme bakmaya devam ederek ellerinizi gözünüze doğru getirin , hangi gözünüze getiriyorsanız o göz dominant gözünüz .
Peki öğrendikten sonra ne yapmamız gerekiyor biraz da bundan bahsedelim.

✅ İki göz açık şekilde hedefe odaklanırken "binoküler diplopi" dediğimiz durumdan ötürü iki adet yay görüntüsü oluşacaktır , burada baskın gözümüzün oluşturduğu görüntü bizim referans görüntümüzdür . Hangi görüntünün referans görüntü olduğunu anlamak için oluşan iki yay görüntüsünü de ayrı ayrı olacak şekilde kullanıp ok atarak bulabilirsiniz ( birkaç set solda oluşan görüntüyü kullanarak ok atın / birkaç set sağda oluşan görüntüyü kullanarak ok atın ) . Ancak olay bununla bitmiyor , doğru bir odaklanma için dominant gözünüzün tarafındaki eliniz çekiş eliniz olmalı ( sağ göz dominant-sağ el çekiş eli / sol göz dominant-sol el çekiş eli ).

DEVAMI YORUM KISMINDA
⬇️⬇️⬇️

1 yorum 184 görüntüleme
Yorum
Kadir Ayyıldız

Hatra ve Ferkenin Matematiksel / Fiziksel Olarak Etkileri

Hatra sırasında okun kabzaya teması azalır, bunun sonucunda daha az yatay kuvvet ve vibrasyon oluşur , enerji okun boyuna gider , bu da salınımı azaltır . Aynı zamanda hatra sırasında okun fps'i bir miktar artar , bu artış enerjiyi etkileyecektir ( Kinetik enerji = 1/2mv² ) . Bu da okun penetrasyonunu ve menzilini artıracaktır . Ek olarak hatra sırasında yay ileriye doğru ivmelenir , bu da okun hafif bir hızla enerji almasını sağlar , ataleti daha kolay kırar (duran bir cismi hareket ettirmek hareket halindeki bir cismi hareket ettirmekten daha fazla enerji ister)

Ferke ise kirişi daha temiz bırakmaya yarar , yan salınımı azaltıp enerji transferinin verimini artırır . Bu iki hareket birleştiğinde daha tutarlı bir trajectory ( okun havada izlediği yol/kavis ) oluşur . Bu sayede sürekli aynı şekilde yapılan hatra ve ferke daha isabetli sonuçlar almamızı sağlar 🫡

0 yorum 208 görüntüleme
Yorum
Kadir Ayyıldız

Geleneksel Türk Okçuluğu'nda hangi kaslar/uzuvlar hangi şekilde kullanılmalı?

🏹 Gergin/sıkı olması gereken kısımlar:

Yay Eli/Kolu
Küçük parmak
Yüzük parmağı
Orta parmak
Bilek
Dirsek

• Sol-sağ kürek kemiği
• Core bölgesi sağ taraf
• Sağ omuz
• Sağ-sol kalça
• Karın

Çekiş Eli/Kolu
Küçük parmak
Yüzük parmağı
Orta parmak
Başparmak
Dirsek
Biceps

🏹 Gevşek olması gereken kısımlar:

Yay Eli/Kolu
Başparmak ve bilek arası
İşaret parmağı
Başparmak
Omuz

Çekiş Eli/Kolu
İşaret parmağı
Dirsek ve bilek arası

• Sol oblik kası
• Göğüs
• Boyun
• Üst-alt dudak

🏹 Sabit olması gereken kısımlar

• Sol-sağ göz
• Kalp
• Ruh

Kaynakça
• Kitabü’n Fi İlmi’n-Nüşşab

0 yorum 178 görüntüleme
Yorum
Volkan Dilsiz

"Sultan II. Mahmud, 1247 yılında Ayazağa’da tertiplenen bir ok koşusunda, 1184,5 geze atarak rekor kırmış ve nişan taşı diktirmiştir.

Ayazağa Kasrı’na giderken ana yola yakın boş bir alanda bulunan mermer sütun, kademeli bir kaide üzerine dörtköşeli olup, perde saçakları ile süslü bir tepeliği vardır. Kitâbesinde şu mısralar okunmaktadır:"

Türk Okçuluğu ve Sultan Mahmud'un Ok Günlüğü Sayfa 119. İstanbulMarka SK Kitaplığı, Mehmet Zeki Kuşoğlu.

4 yorum 209 görüntüleme
Yorum
Mesut Alptürk

🏹 Okun Bölümleri

Geleneksel Türk okçuluğunda ok, yalnızca sivri uçlu bir ahşap çubuktan ibaret değildir. Kullanım amacı, dengesi ve uçuş karakteri düşünülerek hazırlanan Türk oku; genel olarak temren veya soya, gövde, yelek ve gez olmak üzere dört ana parçadan oluşur.

Temren, okun hedefe ulaşan uç kısmıdır ve çoğunlukla metalden yapılır. Kemik, boynuz veya benzeri organik malzemelerden hazırlanan bazı ok uçları ise soya olarak adlandırılır.

Gövde, okun esas taşıyıcı ahşap bölümüdür. Klasik Türk oklarının önemli özelliklerinden biri, gövdenin baştan sona aynı kalınlıkta olmamasıdır. Ok ustaları gövdeye kullanım amacına uygun bir form verir; bu işlem geleneksel terminolojide “endam vermek” olarak ifade edilir.

Türk okçuluk geleneğinde okun gövdesi insan bedenine benzetilerek ayrıca bölümlere ayrılmıştır. Gez tarafından temrene doğru sırasıyla baş, boğaz veya boyun, göğüs, göbek, baldır ve ayak adları kullanılır. Göbek okun en kalın bölgesini oluştururken, ayak kısmı temrene doğru yeniden incelir. Klasik tariflerde okun uzunluğu bu bölümlendirme için 24 eşit kısım üzerinden değerlendirilmiştir.

Yelek, okun arka bölümüne yerleştirilen tüylerdir. Okun uçuş sırasında dengesini korumasına, kendi ekseni etrafında düzenli hareket etmesine ve hedefe daha kararlı ilerlemesine yardımcı olur.

Gez ise okun en arkasında bulunan ve yay kirişinin yerleştiği kertikli bölümdür.

Her bir bölümü belirli bir işleve sahip olan Türk oku; okçuluk bilgisinin, malzeme seçiminin ve yüzyıllar boyunca gelişen ustalık geleneğinin bir araya geldiği özel bir mühendislik ürünüdür.

Kaynak: Ünsal Yücel, Türk Okçuluğu; “Savaş Tarihine Yön Veren Silah: Türk Kompozit Yayı ve Tamamlayıcı Unsurları”; Türk okçuluğu üzerine akademik çalışmalar.

0 yorum 291 görüntüleme
Yorum
Begüm Kaptan

🏹 Tirkeş Nedir?

Tirkeş, geleneksel Türk okçuluğunda okların taşınması ve korunması için kullanılan ok kabıdır. Özellikle savaş ve atlı okçulukta, okçunun hareket hâlindeyken oklarına hızlı ve düzenli biçimde ulaşmasını sağlayan temel ekipmanlardan biri olmuştur.

Kelimenin kökeni Farsçaya dayanır. “Tîr” kelimesi ok, “keş” ise çeken, taşıyan anlamıyla kullanılır. Bu birleşimden oluşan “tîrkeş” sözü, zamanla okların taşındığı muhafazayı ifade eden bir terim hâline gelmiştir.

Osmanlı döneminde tirkeş yalnızca işlevsel bir savaş malzemesi değildi. Deri, kumaş, ahşap ve farklı süsleme teknikleriyle hazırlanan örnekleri, dönemin zanaat ve estetik anlayışını da yansıtırdı. Atlı okçulukta ise okçunun hareketini mümkün olduğunca kısıtlamadan oka hızlı erişim sağlayacak şekilde taşınması büyük önem taşıyordu.

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi – Ok maddesi; geleneksel okçuluk terminolojisi ve etimoloji kaynakları.
Fotoğraf: Keskin Yayları

0 yorum 236 görüntüleme
Yorum
Orhan Can Dilsiz

🏹 Zihgir (Okçu Yüzüğü) Nedir?

Zihgir, geleneksel Türk okçuluğunda başparmak çekişiyle yay çekerken kullanılan özel bir okçu yüzüğüdür. Yay kirişi başparmak üzerine bindiği için zihgir, parmağı baskı ve sürtünmeden korurken aynı zamanda kirişin daha güvenli ve kontrollü tutulmasına yardımcı olur.

Türk okçuluğunda yay çekişi çoğunlukla başparmakla yapılır; işaret parmağı da başparmağın üzerine kapanarak çekişi destekler. Zihgir bu teknikte hem koruyucu hem de işlevsel bir ekipman olarak önemli bir yere sahiptir.

Osmanlı döneminde zihgirler yalnızca savaş ve talim amacıyla kullanılan araçlar değildi. Kemik, boynuz, metal, yeşim ve farklı değerli malzemelerden üretilen; üzeri süslemeler ve kıymetli taşlarla işlenen örnekleri de bulunuyordu. Bu nedenle bazı zihgirler zamanla bir zarafet, ustalık ve statü göstergesi hâline gelmiştir.

Bugün zihgir, geleneksel Türk okçuluğunun hem teknik hem de kültürel mirasını temsil eden en karakteristik ekipmanlardan biri olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi – Ok maddesi; The Metropolitan Museum of Art – Osmanlı dönemi okçu yüzüğü koleksiyon kayıtları.

Fotoğraf: Tirendaz Geleneksel Türk Okçuluk Grubu

0 yorum 229 görüntüleme
Yorum